Ben Kimim? Neden Yolda Kal?

Ben kimim?

      Bu soruya cevap vermek çok da kolay değil aslında. Klasikleşmiş “çocukluğumdan beri her şeyi merak etmişimdir, ben çocukken..” girişini yapmak istemiyorum çünkü öyle pek ilginç bir çocuk değildim. Beni değiştiren olay 2011’de, ben 15 yaşındayken, yaşandı ve ondan sonra her şeyi sorgulayan, merak eden, “niçin?” sorusunu soran bir çocuk oldum. 18 yaş altındakilere neredeyse bütün müzeler ücretsiz olduğu için o yaşa gelmeden doğduğum ve büyüdüğüm şehir olan İstanbul‘daki hemen hemen bütün müzeleri tek başıma, kaybola kaybola gezmeye çalıştım. 

Dünya’daki ilk Atatürk heykeli, Sarayburnu.

      Bu sürede benim en çok merak ettiğim yerler hep en az bilinenler oldu. Ahmet Ümit gibi yazarların kitaplarında okuduğum, hikayesini bildiğim, fakat nerede olduğunu internetten bulamayacağım yerler. Fatih’te, Galata’da, Süleymaniye’de, Beşiktaş’ta, Üsküdar’da sürekli kaybolarak o yerleri keşfettim ve okuduğum hikayeleri yerinde izledim. 

      2011’de başlayan merakım, Makine Mühendisliği okumaya başlamamla az da olsa kesintiye uğrasa da Erasmus programından haberdar olduğum an eski temposuna kavuştu. 1. Sınıfın ilk döneminde, sırf Erasmus‘a gitmek için, akşam 10 civarı çıktığım dersten kütüphaneye koşar oldum. Sonucunda da iyi bir ortalamayla Almanya’da Erasmus yapmaya hak kazandım. 

Dresden, Almanya.

     Almanya’da 1 yıl kaldım ve o 1 yıl boyunca düşüncelerim, yaşayış şeklim çok değişti. Farklı kültürlerden farklı dinlerden onlarca insanın bir arada ne kadar güzel yaşayabileceğini, insanın insana karşı hoşgörüsünü gördüm. Almanya’nın Saksonya bölgesi gibi yabancıların pek sevilmediği ve eğitim seviyesinin düşük olduğu bir bölgede olmam gibi olumsuzluklar da oldu tabii ki fakat artılar eksilerden her zaman daha fazlaydı.

     Erasmus süresince, genellikle tek başıma, hostellerde kalarak veya Couchsurfing kullanarak 9 ülke, 33 şehir gezdim ve gerçekten bu seyahatlerimdeki en stres dolu anlar bile bana keyif katmaya başlamıştı. Erasmus, benim içimdeki gezme isteğini ateşleyen bir kıvılcım parçası oldu.

Neden Yolda Kal?

      Açıkçası tamamen bilinçaltımdan çıkan ve üzerinde 1 saatten fazla düşünmediğim bir isim oldu “Yolda Kal“. Genelde büyük kararları bile (dövme yaptırmak gibi) son dakikada ve spontane bir şekilde vermeyi seviyorum. Bir süre sonra neden yaptığının farkına varıyorsun zaten.

Yolda Kal‘ın iki anlamı var. Bir tanesi tahmin edebileceğiniz gibi hep yolda olmak, yolda bulunmak, hayatını yolda geçirmek gibi ilk akla gelen anlamlar. İkinci anlamı ise kulağa olumsuz gibi gelen, “yolda kalmanın neresi güzel bir şey olabilir ki?” diye düşüneceğiniz anlamı.

      Fark ettim ki en ilginç anılarım, hayat deneyimlerim hep bir olumsuzlukla mücadele ederken yaşanıyor. 1 saat boyunca in cin top oynayan yerde otostop çekerken umutsuzluğa kapılıp yürüyerek ilerlediğimde tanıştığım eşek; bana elma, erik, üzüm veren, tek kelime İngilizce bilmeyen Bulgar teyze ve bunun gibi bir sürü insanın içini ısıtan örnekler… Hepsikötü diye tanımlayabileceğimiz bir şey yaşadığımda ortaya çıktı. 

      O yüzden yolda kalın. Yolda kalmaktan korkmayın. Mutlaka size bir hayat tecrübesi katacak, ilginç olaylar yaşamanızı sağlayacaktır.

“Önemli olan varmak değil yolda olmaktır.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir